Gezen köyünden diyaloglar
Gezende Köyünden Çolak Ahmet’in karısı Havva Ebem ilk 65 maaşını almak için Gülnar’a gider. Maaşını alır. Havva Çelik ‘in karnı acıkmıştır ,ee parasıda vardır. Girer lokantaya. Oturur masaya .Garson der bu yaşlı karı içse içse çorba içer der. Bir kase mercimek çorbası getirir.Ebem çorbayı şöyle kaşıkla bir karıştırır. Bakar ki mercimek çorbası . Garsona der ki: “Çeeeek çocuk bunu ben bu çorbayı kündee (hergün) içerim.Bana et getir et” demiş.
Rahmetli Ahmet dedem (Çolak AHMET) Bir gün hanımlarına kızar.Hanımlarından biri Havva Çelik tir. İki kuma kavga etmiştir. Dedem sinirlenmiş niye iyi anlaşamıyorsunuz diye, O zaman Göksu Nehrinin kenarında Gezende’de Bük’te otururlarmış.İki hanımınıda sürüyerek,Göksu Nehrinin ortasına bırakmış. Eve gitmiş.Hanımlarıda birbirine tutunarak tabiî ki dede me de bir yandan kızarak azgın nehirden kurtulmuşlar.Bu hikayeyi Havva ebem her köye gidişimizde uzun uzun anlatır.
Havva ebem gezende köyünde bulunan evine çamaşır makinesı alır.Makine çok hoşuna gitmiştir. Bize şöyle der.”Çocuklar makine oyu biriii iyiymiş.Tahı hiç ölesim yok amma vakıt geldi.”diyerek bizi güldürür.